Akdeniz Üniversitesi

    Anadolu, kendi başına ayrı bir kıta değildir; ancak, üç tarafının denizlerle çevrili olmasının da etkisiyle, sanki ayrı bir kıtaymış gibi, büyük bir kıtanın sahip olabileceği tüm biyolojik ceşitlilik özelliklerine sahiptir. Üç ayrı kıtanın kavuşma ve geçiş noktasında yer alan Türkiye, geçmişteki Jeolojik Devirler boyunca, kendisini çevreleyen üç kıtada yaşayan çok farklı canlı türleri için bazı çağlarda “sığınak”, bazı çağlarda da “orjin” görevini üstlenmiştir. Bu nedenle Türkiye, hem tür çeşitliliği hem de genetik çeşitlilik bakımından oldukça zengin bir ülkedir. AK-BIYOM, bu topraklarda bulunan biyolojik zenginliklerimizin ilelebet sürmesi için çalışmaktadır. Ülkemizin doğal florasında 9000’den fazla bitki türü, faunasında ise yaklaşık 700 balık, 30 amfibi, 110 sürüngen, 470 kuş ve 170 memeli hayvan türü bulunmaktadır. Omurgasız hayvanların tür sayısı ise henüz tam olarak bilinmemektedir. AK-BIYOM işte bu noktada, bilinmeyenleri araştırmak, mevcutların durumunu ortaya koymak, canlı türlerini ve onların içinde bulundukları dolaylı ya da doğrudan ilişkide oldukları habitatlarını korumayı ve akıllıca kullanmayı anlatmak, öğretmek için kurulmuştur. Bu bağlamda AK-BIYOM, dileyen kişi, kurum ve kuruluşlara, ülkemizin ekosistemleri, flora ve faunası hakkında, toplumun bugünkü ve gelecekteki ihtiyaçlarını dikkate alacak şekilde, cevre etiğine ve bilimsel titizliğe uygun, engin sorumluluk duygusu içinde, doğru ve eksiksiz raporlar hazırlamakta ve eğitimler vermektedir.

  Türkiye, palmiyeli sahillerinden buzul kaplı dağlarına, derin vadi yataklarından yüce dağ doruklarına, verimli alüvyonlu ovalarından çıplak kıraç yamaçlarına, yumuşak kumul tepelerinden yalçın falez kayalıklarına kadar değişen çeşitli ekosistemleri içine alır. Bu zengin arazi mozaiğinde çeşitli habitatlar bulunmakta, bu habitat cümbüşünde pek çoğu endemik (yalnızca o yöreye özgü) olan on binlerce çeşit bitki ve hayvan türü barınmaktadır. İşte biyolojik çeşitlilik, ya da biyoçeşitlilik, genlerin, türlerin, ekosistemlerin hep birlikte oluşturduğu; bunların, karmaşık ekolojik olaylarla birbirine bağlandığı uyumlu bir bütündür. AK-BIYOM, temelde bunları araştırmak, anlamak ve anlatmak için kurulmuştur.  

    Bilindiği üzere; ülkemiz yerkürede mevcut olan sekiz önemli Gen Merkezinden iki tanesini içine alır. Dünyada değişik ülkelerde yetiştirilen pek çok bitki ve hayvan türünün orijinleri, bu topraklardan dağılmıştır. Anadolu toprakları, insanlığı beslemede önemli katkısı olan bu bitki ve hayvan türlerinin pek çoğunun yabani atalarını bağrında barındırmaktadır. Bu canlı türleri, beklenmedik ekolojik sorunlarla karşılaşabilir. Ayrıca, biyoteknolojide hızlı ve yeni gelişmeler olmaktadır. Bu durumda, doğal, yeni ve faydalı genler için, Anadolu’nun genetik çeşitliliğine ve doğal gen bankalarına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu nedenle Türkiye, jeopolitik önemine ek olarak Jeobiyotik önemi de çok büyük olan bir ülkedir. AK-BIYOM kuruluşundan bu yana çalışmalarını, bütün bu konuların ulusal ve uluslararası boyutlarının bilinci içinde yürütmektedir.

  ULUSLARARASI KURULUŞLAR NE DİYOR?

     “...Kalkınma ve gelişme hem insan merkezli olmalı, hem de çevre koruma temeline dayanmalıdır... Kalkınma, başka grupların veya gelecek kusakların zarar görmesi, diğer canlı türlerinin yaşama ortamlarının yok olması, onların soylarının tehlikeye girmesi pahasına olmamalıdır.” Küresel Biyoceşitlilik Stratejisi, 1992’den. taraflar WRI, IUCN, UNEP, FAO ve UNESCO.

     AK-BİYOM,bu seçkin uluslararası kuruluşlar ile, kalkınma ve çevre konusunda aynı temel görüştedir.

Sayfa Özeti: Biyolojik Çeşitlilik

Sayfa Açıklaması: Biyolojik Çeşitlilik Ak-Biyom

Anahtar Kelimeler: